"Enter"a basıp içeriğe geçin

İnsan Türünün Değişimi ve Gelişimi

İnsan medeniyeti geçtiğimiz 200 yılda inanılmaz seviyede bilimsel ve teknolojik atılım gerçekleştirdi. Bu atılımlar belli oranlarda bulunduğumuz evreni ve kendimiz de dahil olacak şekilde etrafımızdaki yaşamı anlamamızı sağladı. İnsan kendi varlığından ve etrafındaki evrenden haberdar olabilen bildiğimiz tek varlık ama net olarak görebiliyoruz ki daha gideceğimiz çok uzun bir yol var.

Türümüzün Kısa Tarihi:

Evrenin başlangıcından, gezegenimizin oluşumuna ve türümüzün evrimleştiği ana kadar gerçekleşen olaylar sonucunda medeniyetimizin varoluşu insan zihnini bile zorlayan olaylar dizisini içeriyor. Günümüzden 5203 yıl önce türümüz yazıyı icat etti. O günden itibaren bilgi gelecek nesillere sözlü aktarımın dışında daha kalıcı olarak aktarılabilir bir forma geldi. Her nesil kendisinden önceki neslin omuzları üzerinde yükseldi. Bilimin önünün açılması ve sanayi devriminin gerçekleşmesi ile artan nüfusun hesaba katılması ile gelişim durdurulamaz bir hız kazandı. Bilgisayar teknolojileri daha yüksek miktarda veri depolamamızı sağladı. Bilgi arttı. Bazı hastalıklar tamamen tedavi edildi. Bazı hastalıkların devamlı ilaçlar ile önüne geçildi. Ortalama ömür tarihte hiç ulaşılamayan noktalara ulaştı. Gezegenin tamamına yayıldık. Global nüfus 8 milyarı geçti. Sadece kendi gezenimize yayılmadık. İnsan yapımı robotlar yıldız sistemi çapında araştırma görevleri yaptı ve yapmaya devam ediyor. Medeniyetimizin geleceği uzayda bizi bekliyor.

Kelebek Etkisi:

Peki türümüz hiç olumsuz olaylara sonuç vermedi mi? Üzülerek cevaplayabilirim ki evet. Geçtiğimiz 200 yılda sanayi devriminin sonucu olarak doğan seri üretim ve enerji üretim yöntemlerimiz gezegenimizin atmosferinin sera gazı birikimi sebebi ile ısınmasına sebep oldu. Uluslar global enstitü kurma konusunda sadece belli oranlarda başarılı oldular. Sebep haklıda olsa haksızda olsa savaşlar bitmedi. Barışın en yaygın olduğu son 50 yılda bile gezegenin belli noktalarında çatışmalar kesilmedi. Gezegenimizin yörüngesi kullanılamayan eskimiş uydu çöpleri ile dolu. Ortalama insan ömrü uzamış olsa bile çözülmesi gereken sorunlar bitmedi.

Farklılıklarımız:

Gezegenimizde iki yüzden fazla ülke bulunuyor. Her ülke farklı standartlara sahip. Sosyolojik ve ekonomik olarak biri diğerinden büyük farklılıklar taşıyabiliyor ama benim gözümde en önemlisi her ulunun farklı seviyede eğitim seviyesine sahip olması. Eğitim kişiye sadece bilgi vermez. İnsan algısın dahilinde yanlışı ve doğruyu öğretir. Immanuel Kant, Prusya kökenli Alman filozof kendi döneminde evrensel ahlak kanunlarını yazmıştır. Uluslar arasında bazen bireyler tek başlarına fark yaratabilse bile genele bakıldığında sonuç çok üzücü bir durumda. İnsan türü, gezegenin her noktasında aynı eğitim seviyesine sahip olmamasının yanı sıra evrensel olarak kesinleştirilmiş bazı doğru ve yanlışları kavrayamıyor ki bu benim gözümde çözülmesi gereken en büyük sorunlar arasında yer alıyor.

Aramızdaki Uzmanlar:

Türümüzün geçmişine baktığımızda tarihteki bilinir devletlerin çöküşünün ana sebebi uzmanların sözlerinin dinlenilmemesi veya direkt uzman yetiştirilmemesine bağlanıyor. Ülkeler teknokrat olamadığı zamanlarda çöküş tehlikesi yaşıyor. Bilim insanları ve mühendisler politikacıların yapamadığını yaparak gelecekteki olayları öngörebiliyorlar. Bu yeteneğin bir ülkeden esirgenmesi ise o ulusu geri bırakıyor. Hem global çapta hem de uluslar çapında bilim insanları ve mühendislerin güç sahibi olmaması tehlikenin sürmesine sebebiyet veriyor.

Gelecekte Türümüzü Neler Bekliyor?

Gelecek tahminleri genelde iç karartıcı olur ama binlerce yıldır herkes her dönem türümüzün bulundukları yüz yıl çökeceğini iddia etmesine rağmen bugün hala burada bulunuyoruz. Tabi ki bu kesin bir rahatlık vermemeli. Gerekli adımlar atılmaz ise günün sonunda gene de gereksiz ve acılı bir süreç geçirebiliriz. Tahminim gezegen çapında teknokrasinin yükseleceği uzmanların gelişen yeni teknolojiler ile beraber gezegeni daha fazla ısınmaktan kurtarmanın yanı sıra global çapta altyapının ve eğitimin gelişeceği yönünde büyük atılımlar atacağı yönünde.

Sonuç:

Her medeniyet uçurumun kenarına ulaştığı noktada kendilerinden daha yüksek bir varlığa evrimleşir. Bu evrim hayata ve çevreye bakış açısı olarak algılanmalı. Büyük filozofların bireysel olarak ulaştığı noktaya türümüz toplu olarak ulaşacak. Başkalaşmayacağız ama değişeceğiz ve gelişeceğiz. Geri dönüşü olmayacak şekilde.